DEMOKRATİK AÇILIMA YURTTAŞ KATKISI

2009 yılının Temmuz ayından itibaren devletin çeşitli kademelerinde de Kürt sorununun barışçı ve demokratik çözüm ihtiyacı vurgulanarak DEMOKRATİK AÇILIM adı verilen bir süreç başlatıldı. Türkiye toplumunun ortak yaşam kültürüne dayanan birliğini güçlendirmek şimdi tek çözüm yolu olarak karşımızda duruyor. Bunun için ön koşul; asgari güvenlik ve hukuki koşulları oluşturmak, sosyo-psikolojik ortamı sağlayacak adımlar atmak ve çatışmadan uzak bir siyasi dil geliştirmektir. Sorunun çözümü için yerel yönetimler, sosyal politikalar ve yüzleşme hukuku da içinde olmak üzere atılması gereken öncelikli adımlar vardır. Esas olan Türkiye toplumunun ortak yaşam kültürünü, birlikte yaşama hukukuna dönüştürmek; yeni mutabakatlar oluşturmaktır. Bu ihtiyaç ise ancak yeni bir anayasa ile karşılanabilir. Kürt sorununun çözümünde yol alındıkça; demokrasinin geliştirilmesi, refahın artması, sosyal adaletin güçlendirilmesi sürecinde önümüze çıkan engelleri daha kolay aşacağımıza bütün samimiyetimizle inanıyoruz. Bizler bir grup YURTTAŞ olarak bu tartışmaya ve barışı inşa sürecine katkıda bulunmak istiyoruz. Herkesin kendini özgürce ifade edebildiği, kimsenin etnik, dinsel, dilsel, kimliğinden ötürü aşağılanmadığı, öteki sayılmadığı, eşit haklara sahip olduğu bir toplumda yaşamak isteyen; ülkede demokrasi, adalet, özgürlük ve fırsat eşitliği talep eden YURTTAŞLAR olarak tartışma ve çözüm sürecine katılmak için yola çıktık.

2010 YILI ÇÖZÜM YILI OLSUN



BU METNİN ALTINDA İMZASI OLAN BİZLER,

bir grup YURTTAŞ olarak bu tartışmaya ve barışı inşa sürecine katkıda bulunmak istiyoruz. Herkesin kendini özgürce ifade edebildiği, kimsenin etnik, dinsel, dilsel, kimliğinden ötürü aşağılanmadığı, öteki sayılmadığı, eşit haklara sahip olduğu bir toplumda yaşamak isteyen; ülkede demokrasi, adalet, özgürlük ve fırsat eşitliği talep eden YURTTAŞLAR olarak tartışma ve çözüm sürecine katılmak için yola çıktık.

İlk Çağırıcılar

ADI
SOYADI
MESLEK
ŞEHİR
1
Abdo Yılmaz Kafeterya İşletmecisi İstanbul
2
Adnan Özer Şair – Yazar İstanbul
3
Ahmet  Güneştekin Ressam  İstanbul
4
Ahmet Keskin Tacir Diyarbakır
5
Ahmet Ümit Yazar İstanbul
6
Ali Bulaç Yazar İstanbul
7
Ali Gürlek Diş hekimi/TDB Merkez Yönetim Kurulu Üyesi İstanbul
8
Arzu Başaran Ressam İstanbul
9
Ayça Damgacı Oyuncu İstanbul
10
Ayten Zara Page Öğretim üyesi/Bilgi Üni. İstanbul
11
Aziz Kaya Diş Hekimi-İş Adamı İstanbul
12
Balçiçek Pamir Gazeteci/Yazar İstanbul
13
Battal Uğun İşsiz İstanbul
14
Bedirhan Epözdemir Eğitimci Hollanda - Rotterdam
15
Bennu Yıldırımlar Tiyatro oyuncusu İstanbul
16
Bülent Erkmen Grafik Tasarımcı İstanbul
17
Bülent Aral Avukat İstanbul
18
Bülent Sürmen Doktor İstanbul
19
Can Paker Danışman İstanbul
20
Canan Atabay Avukat Diyarbakır
21
Celal Yıldırım Diş Hekimi İstanbul
22
Cemile Bayraktar Aktivist Samsun
23
Cengiz Güleç Prof. Dr./Psikiyatrist /Alevi Ens.Bşk. / Eski milletvekili Ankara
24
Cüneyt Başbuğ Nörolog İstanbul
25
Dilek Yeşilbaş Doktor Hakkari
26
Dursun Bulut İnşaat Mühendisi İstanbul
27
Emin Aktar Diyarbakır Barosu Başkanı Diyarbakır
28
Emine Uşaklıgil Yazar İstanbul
29
Enver Sezgin Yazar İstanbul
30
Erdir Zat Gazeteci İstanbul
31
Erkan Şen Öğrenci İstanbul
32
Erol Köroğlu Akademisyen/Yrd.Doç/Boğaziçi Üni İstanbul
33
Eşref Tarhan Jeoloji Yüksek Müh./Çiftçi Batman
34
Eyüp Halit Bayazıt Yönetici / İşletmeci Adana
35
Faik Üstün İş Adamı İstanbul
36
Fatma Bostan Ünsal Doktora Öğrencisi Ankara
37
Ferhat Kentel Öğretim üyesi/Bilgi Üni. İstanbul
38
Gülçin Avşar Stajyer Avukat İstanbul
39
Gülnur Elçik Yazar İstanbul
40
Haluk Sunat Psikiyatrist İstanbul
41
Hasan Günüç Avukat İstanbul
42
Hatice Uçum Avukat İstanbul
43
Hüsnü  Okçuoğlu Eski Milletvekili  İstanbul
44
İbrahim Ekinci Gazeteci İstanbul
45
İbrahim Betil Danışman İstanbul
46
İhsan Eliaçık Yazar İstanbul
47
İhsan Aksoy Yazar / Yayıncı Ankara
48
İlhan Koçulu Organik Tarımcı Kars
49
İrfan Açıkgöz Prof. Dr./Dicle Üniversitesi Diyarbakır
50
İsmail Sürücü İş Adamı İstanbul
51
Koray Çalışkan Öğretim Üyesi İstanbul
52
Lütfü Gündoğdu Diş Hekimi İstanbul
53
M.Şerif Bayram Serbest Meslek İstanbul
54
Mahmut Övür Yazar İstanbul
55
Mahmut Çavlı Serbest Meslek Bursa
56
Mehmet Atak Oyuncu ve Yönetmen İstanbul
57
Mehmet Demir Muhabir – Sendikacı İstanbul
58
Mehmet Teoman Söz Yazarı İstanbul
59
Mehmet Tarhan İşsiz İstanbul
60
Mehmet Uçum Hukukçu İstanbul
61
Melek Ulagay Taylan Belgesel Film Yapımcısı İstanbul
62
Meltem Gürler Reklamcı İstanbul
63
Mevlüt İlgin Otobüs İşletmecisi İstanbul
64
Murat Fırat Halk Sağlığı Uzmanı İstanbul
65
Murat Garipağaoğlu Oyuncu İstanbul
66
Murat Gülsoy Yazar - Doç. Dr. / Boğaziçi Üni. İstanbul
67
Murat Paker Akademisyen / Bilgi Üni. İstanbul
68
Mustafa Düğencioğlu Diş hekimi/İstanbul Diş Hekimleri Odası Başkanı İstanbul
69
Mustafa Paçal Hak-İş Gen. Sek. Yrd Ankara
70
Mustafa Dağcı Doktor Diyarbakır
71
Mustafa Akyol Gazateci-Yazar İstanbul
72
Müslüm Coşkun İş Adamı İzmir
73
Naim Dilmener Müzik Eleştirmeni İstanbul
74
Nebil Seyfettin Diş hekimi/TDB Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Hatay
75
Necdet Aksoy Turizmci İstanbul
76
Necdet Okcan Avukat / DİSK Hukuk İşleri Müdürü İstanbul
77
Neşe Yaşın Şair Lefkoşa
78
Nevzat Güven Avukat Diyarbakır
79
Nihal Koldaş Tiyatrocu İstanbul
80
Nil Mutluer Sosyal Bilimci İstanbul
81
Nurcan Baysal Kalkınma Uzmanı Diyarbakır
82
Osman Hayran Halk Sağlığı Uzmanı / Prof. Dr. İstanbul
83
Recep Ergül Sanatçı ve araştırmacı İstanbul
84
Rıfat Yüzbaşıoğlu Diş Hekimi İstanbul
85
Rıza Refah Budak Yönetici İzmir
86
Ruhi Sanyer Gazeteci İstanbul
87
Rujhat Avşar Bolu Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi 6. Meslek Komitesi Başkanı Bolu
88
Sadık Yalsızuçanlar Yazar Ankara
89
Sadık Yaşa Diş hekimi/Tekirdağ Diş hekimleri Odası Başkanı Tekirdağ
90
Sarpkaya Öz Yönetici Hatay
91
Selahattin Kaya Bingöl Eski Belediye Başkanı  Bingöl
92
Selçuk Ertekin Prof. Dr./Dicle Üniversitesi Diyarbakır
93
Sevin Okyay Gazeteci İstanbul
94
Sevinç Altan Ressam İstanbul
95
Süha Alpay Diş hekimi/TDB Genel Sekreteri Ankara
96
Şükrü Güner Ortopedi Uzmanı/TTB Eski Gn. Sk. İstanbul
97
Tahsin Yeşildere İstanbul Veteriner Hekimler Odası Bş/Prof.Dr İstanbul
98
Tarık Günersel Yazar İstanbul
99
Tatyos Bebek Diş Hekimi İstanbul
100
Turhan Gazioğlu Doktor Edirne
101
Tülin Özen Oyuncu İstanbul
102
Tümay İmre Diş hekimi/TDB Merkez Yönetim Kurulu Üyesi İzmir
103
Ümit  Fırat Yayıncı/Yazar İstanbul
104
Ümit Kardaş Hukukçu İstanbul
105
Vedat Öztürk Dr, Yüksek Mühendis İstanbul
106
Veysel Uçum Avukat İstanbul
107
Yasemin Göksu Müzisyen İstanbul
108
Yaşar Özevin Jeoloji Mühendisi Batman
109
Zeki İbişökçü Müteahhit İstanbul
110
Zübeyit Çelik Eğitimci İstanbul


I-SORUNUN MEVCUT HALİ

Türkiye kalıcı bir demokrasiye ve refaha ulaşmaya çabalıyor. Bu yolda önünde zorlu engeller var. Bunların en önemlisi, toplumumuzun büyük çoğunluğunun da kabul ettiği gibi Kürt sorunudur. Özü siyasal ve kültürel olan, uzun bir geçmişe dayanan bu sorun, bölgedeki yoksulluk ve işsizlikle perçinlenmiş, yirmi beş yıldır süren çatışmaların etkisiyle de iyice derinleşmiştir.
Bu sorunu çözme çabalarının demokrasi ve evrensel insan hakları zemininde sürdürülemediğini; aksine, büyük acılara, kayıplara, baskıya, şiddete ve teröre yol açan bir süreç izlendiğini üzülerek ifade etmek durumundayız.
Türkiye’nin Kürt sorunu; uzun yıllardır içine çekildiği kargaşa ve şiddet ortamında binlerce insanımızın cezaevlerinde yatmasına, ürkütücü sayıda faili meçhuller ve kayıplar yaşanmasına, yine binlerce insanımızın evinden-ocağından kopmasına, koparılmasına neden olmakla kalmadı. 1984 yılında başlayıp, yirmi beş yıldır süregelen çatışma, 50 bine yakın insanımızın ölümüne, bir kısmının da sakat kalmasına yol açtı. Ateşi, doğusuyla batısıyla ülkemizin her yanına düşen tam bir insanlık dramı yaşandı. Biz yurttaşlar, bu süreçte ülkemizin topyekûn kalkınmasına yetecek miktarda değer ve varlık kaybına uğradığını biliyoruz.  

Çekilen tüm acılara, sıkıntılara ve kışkırtmalara rağmen, bugüne kadar toplumsal ve etnik temelli yaygınlaşmış bir çatışma yaşanmamış olması en büyük tesellimizdir. Türkiye toplumu, geçmişinde yaşadığı tüm sorunlara rağmen tüm etnik, dinsel ve dilsel farklılıkları bünyesinde koruyarak birlikteliğini halen sürdürebiliyor. 

Ancak, çözüm konusunda acil ve kalıcı adımlar atılmazsa, uzak olmayan bir gelecekte Kürt sorununun toplumsal bir çatışmaya dönüşme tehlikesini görmezden gelemeyiz.  

Yaşanan çatışmaların karşıtlıkları artırdığını birlikte yaşamanın psikolojik ortamına zarar verdiğini,  gerginlik noktalarını çoğalttığını görüyoruz. Birlikte yaşama istek ve iradesi halen gücünü korusa da, Türkiye toplumunu etnik temelde birbirine düşman eden bu süreç yaygınlaşıp derinleşirse, çatışmalar askeri alandan çıkıp günlük yaşam alanlarına sıçrayabilir. Sorunun çözümüne yönelik adımlar atılmadığı sürece, gelecekte ülkemizi bekleyen en büyük tehlikenin bu olduğu görüşündeyiz.      

 

    II-SORUNUN ÇÖZÜMDE YENİ AŞAMA

     

    2009 yılının Temmuz ayından itibaren devletin çeşitli kademelerinde de Kürt sorununun barışçı ve demokratik çözüm ihtiyacı vurgulanarak  DEMOKRATİK AÇILIM adı verilen bir süreç başlatıldı.  Sorunun çözüm yollarının nasıl ve neler olabileceğinin demokratik bir ortamda tartışılmaya başlanması biz yurttaşları umutlandırdı, çözüme katkı sunmaya yüreklendirdi.  
    Geldiğimiz noktada Kürtlerin sorun olarak görüldüğü koşullardan (güvenlik sorunu) Kürtlere sorun olan koşulların (politik ve kültürel kimlik sorunlarının) konuşulduğu  bir aşamaya geçildi.  Kürtlerin sorunu olarak, bölgesel ve yerel ölçekte algılanan koşulların aslında doğusuyla batısıyla bütün ülkenin sorunu olduğunun,  bu koşulların değiştirilmesinin küresel bir güç olma yolundaki ülkemize çok şey kazandıracağının anlaşılmaya başlandığı bir döneme adım atıldı.  

    Türkiye toplumunun farklılıklarını koruyarak yarattığı ortak yaşam kültürüne dayanan birliğini güçlendirmek şimdi tek çözüm yolu olarak karşımızda duruyor.   

     

      III-SORUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN ÖNKOŞULLAR

       

      Ancak, tartışmanın gerçekten özgürce yapılabilmesi, tartışmaya bugüne kadar susanların da katılabilmesi, sözü olan herkesin sözünü özgürce söyleyebilmesi ve Kürt sorunun çözümüne yönelik adımların atılabilmesi için belli önkoşulların oluşturulmasına gerek vardır.

       
      A-    Asgari Hukuki Koşullar 

      1-  Sorunla ilgili her türlü görüşün ifade edilebilmesinin önkoşulu soruşturmalar ve kovuşturmalar açılmayacağının YASAL güvencelerinin sağlanmasıdır, 
       
      2- Eve dönüşlerin onur kırıcı olmayan hukuksal araçları yaratılırken, umutla beklenen dönüşler de zafer kutlamalarına dönüştürülmemelidir. Çünkü bu silahlı çatışmanın kazananı yoktur. Hepimiz, hep beraber kaybettik, çözümü başarabilirsek hep beraber kazanacağız. Bu gerçek içselleştirilmelidir.

      3- Hükümet siyasi sorumluluk almalıdır. 21 Ekim 2009 dönüşleri ve sonrasında gelişen olaylar, fiili durum yaratmanın ve buna güvenerek bu süreci yürütmenin mümkün olmadığını göstermiştir. Hükümet Meclis’teki çoğunluğunu değerlendirerek dönüşlerde serbest bırakılmanın yasal zeminini güçlendirmelidir.  

      B-    Asgari Güvenlik Koşulları
       
      1- Sorun ancak çatışmanın durduğu koşullarda doğru bir üslupla ve içerikle tartışılabilir. Bunun için PKK silahı tamamen bırakmanın koşullarının oluşmasına katkıda bulunmak için; öncelikle tüm silahlı güçlerini sınır dışına çekmelidir. Bu çekilme sırasında ve sonrasında TSK içerde operasyon yapmamalı ve tezkereye rağmen sınır ötesi operasyona da gitmemelidir. Çatışmaların devam ettiği koşullarda barışı hedefleyen özgür tartışma yapılamayacağı kabul edilmelidir.  

      2- Sürece katılmak için dışarıdan gelecek olan insanlara kolaylıklar ve yasal güvenceler sağlanmalıdır. Ayrıca bu insanların topluma uyum sağlayabilmeleri için psikolojik ve sosyal destek verecek kurumlar oluşturulmalıdır. 

       C-    Sosyo-Psikolojik Koşullar 
       
      Esas olan barıştır ve barış ihtiyacıdır. Bunun için birbirimize saygı göstererek birlikte yaşamamızı yeniden yapılandırmamız gerekiyor. Bu amacın gerçekleşmesine katkıda bulunmak için; yer isimleri, bina, tesis isimleri, dağlardaki taşlardaki sloganlar bakımından planlanan değişiklikler bir an önce yapılmalıdır. Ortak kültürümüze ait değerleri öne çıkaracak adımlar atılmalıdır. 
       
      D-    Siyasi Dile İlişkin Koşullar 

      Toplumda travmalar yaratan bu sorunun çözümünde toplumun değişik kesimlerinin mutabakatına ihtiyaç vardır. Bu ise “yeni bir siyaset tarzı ve ona uygun bir dil” geliştirmekle mümkün olabilir. Mutabakat oluşturabilmek ve ortak dil yaratabilmek ancak tartışarak, diğer tarafı anlamaya çalışarak, konuşarak olabilir. Herkesin, çatışmacı olmayan, sorunun çözümüne yönelen bir dil kullanması, birbirinin sözüne kulak veren bir iletişim içinde olması, anlama ve anlamlandırma çabası  içinde olması gerekir.  

       

      IV-    SORUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN ÖNERİLER

       

      Sorunun çözümünün  zamana yayılacağı gerçeğini dikkate alarak,  temel önerilerimizi şöyle sıralayabiliriz: 

      1. Anayasal Vatandaşlık

      Vatandaşlık tanımı hem hukuki metinlerde ifade ediliş biçimiyle hem kamuda algılanışı itibariyle bir etnik kimliğin ifadesi olmaktan çıkarılmalıdır. 

      2. Dil

      Anadili öğrenme hakkı  ve Ülkenin mevcut eğitim dili olan Türkçe’nin yanı sıra anadilde eğitim hakkı aşamalı olarak yaşama geçirilebilir. Her türlü iletişim aracıyla resmi dilden farklı dillerde yayın hakkı, örneğin seçim dönemlerinde farklı dillerde siyasi propaganda yapma hakkı, resmi kurumlarla  ilişkilerde, yargı süreçlerinde gerekli durumlarda hizmet alanın konuştuğu dilde hizmet verilmesini isteme hakkı, farklı dil yoğunluğu olan bölgelerde resmi dilin yanı sıra o bölgeye özgü dille isimlendirme, işaretleme hakkı, ekonomik ve ticari yaşamda farklı dillerle tanıtım ve reklâm hakkı gibi haklar tanınmalı ve mevcut olanlar daha üst seviyede hukuki güvencelere kavuşturulmalıdır. 

      Eğitim müfredatından ve uygulamalarından bir etnik kimliği yücelten ifadeler ayıklanmalı; eğitim sistemi, bu topraklarda yaşayan bütün farklı kimlikler arası eşitlik, adalet ve barış kavramları doğrultusunda iyileştirilmeli ve yenilenmelidir. 

      3. Yerel Yönetimler

      Güçlendirilmiş yerel yönetimler Türkiye'nin demokratikleşmesi sürecinde bürokratik-merkezi idarenin yarattığı hantal yönetim anlayışını aşmanın bir gereği olarak ortaya çıkmaktadır. Bu konuda atılacak adımlar Kürt sorununun çözümüne önemli katkılar sağlayacaktır. Bölge halkının yönetim süreçlerine daha fazla katılımını sağlayacak bu adım, endişe edilenin aksine, ayrılığı değil birliği güçlendirecek sonuçlar verir.    

      4. Yönetim Süreçlerine Katılım 

      Başta yüksek oranlı seçim barajları olmak üzere siyasi yaşama katılımla ilgili engellerin kaldırılması; bütün alanlarda örgütlenmeyi sınırlayan düzenlemelerin değiştirilmesi yönünde adımlar atılmalıdır.  

      5. Yüzleşme Hukuku

      Devlet, halk, Kürt siyasal hareketi, PKK, konuyla ilgili tüm çevreler, hepimiz özellikle son 30 yılla ilgili olarak bir yüzleşme süreci yaşamak zorundayız. İlle de cezalandırma amaçlı değil, ama gerçeğin açığa çıkması ve vicdani hesaplaşmalar sürecinin başlaması için, çatışmanın açtığı yaraların sarılabilmesi için buna ihtiyaç vardır. Devlet geçmişindeki hukuk dışı pratikle, bu pratiğin yarattığı yanlışlarla yüzleşmelidir. Çatışmanın tarafı olan PKK de tüm yönleri ile kendisi ile yüzleşmelidir. 

      6. Sosyal Politikalar

      Kürt sorununun çözüm sürecinin yaratacağı sosyal ihtiyaçların yanı sıra mevcut sosyal sorunlar çerçevesinde gelir güvenceleri ve istihdam politikaları geliştirmek ve uygulamak zorunludur. Bunun için çok kapsamlı bir ekonomik- sosyal politikanın önkoşul olduğu açıktır. 

       

      V- YENİ ANAYASA İHTİYACI  

       

      Esas olan birçok bileşeni olan Türkiye toplumunun ortak yaşam kültürünü birlikte yaşama hukukuna dönüştürmek; yeni mutabakatlar oluşturmaktır. Bu ihtiyaç ise ancak yeni bir anayasa ile karşılanabilir. Toplumsal mutabakata; yani çok kimlikli, çok kültürlü Türkiye toplumunun hukuksal tarifine ancak yeni bir anayasa ile kalıcı adım atabiliriz. 

       

      SONSÖZ

       

      Yukarıdaki önerilerin bir kısmı hemen, bir kısmı zaman içinde hayata geçirilebilir. Kürt sorununun çözümünde yol alındıkça; demokrasinin geliştirilmesi, refahın artması, sosyal adaletin güçlendirilmesi sürecinde önümüze çıkan engelleri daha kolay aşacağımıza bütün samimiyetimizle inanıyoruz. 

       

      ‘Demokratikleşme Süreci ve Kürt Sorunu’ Sempozyumu

      Tarih:

      08 Mayıs 2010

      Yer:

      Elite World Hotel

       

      Şehit Muhtar Caddesi No:42 34435
      Talimhane/Taksim/İstanbul/TURKEY
      +90 212 313 83 83 (Pbx)
      +90 212 444 0 883

      Program :

      09.30 - 10.00 Çay-kahve, kurabiye
         
      10.00 - 10.10 DAYK Grubu  adına Açılış Konuşması: Balçiçek Pamir
         
      10.10 - 10.30 İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay’ın konuşması
         
      10.30 - 12.30 I. Oturum: Demokratik Açılım ve Kürt Sorununda Basının İşlevi
        Moderatör:  Enver Sezgin
      Konuşmacılar :
      Bejan Matur -  Gazeteci-Yazar
      Ergun Babahan – Gazeteci-Yazar
      Hidayet Şefkatli Tuksal  - Gazeteci-Yazar
      Roni Margulies – Gazeteci-Yazar
         
      12.30 - 13.30 Yemek
         
      13.30 - 15.30 II. Oturum: Demokratik Açılım ve Kürt Sorununa Aydınların Katkısı
        Moderatör :   Meltem  Gürler
      Konuşmacılar:
      Prof. Dr. İhsan Dağı
      Prof. Dr. Mete Tunçay
      Doç. Dr. Vahap Coşkun
         
      15.30 - 15.45 Çay - Kahve Arası
         
      15.45 - 18.15 III. Oturum: Çözüm  için öneriler
        Moderatör:  Veysel Uçum
      Konuşmacılar:
      Avni Özgürel- Gazeteci Yazar
      Doç. Dr. Maya Arakon  -Uluslar arası İlişkiler
      Ümit Fırat – Yazar
      Aysel Tuğluk –DTP eski milletvekili-Avukat
         
         

      Kordinasyon:

      www.demokratikacilimayurttaskatkisi.org
      İrtibat: yurttaskatkisi@gmail.com
      LCV : 0555 847 38 63 – Gülçin Avşar
      LCV : 0532 579 69 72-Şerif Bayram